Köşede kalma nedeniyle Akyaka’ya kıyasla daha bakir sayılabilecek olan Datça Yarımadası, tarihi mekanları ve koylarıyla kendine has ve görülmeye değer bir atmosfere sahiptir. Akyaka’da
kitesurf ünlü iken Datça’da windsurf ünlüdür ve kıyıda bir adet surf tesisi mevcuttur. Ayrıca yüksek rüzgara sahip olan Datça’nın bakir koylarında da kite ya da windsurf yapılabilir. Ancak denize doğru esen rüzgarı nedeniyle başlangıç seviyesindeki kitesurfçülere önerilmez.
Akvaryum gibi berrak, mavi ve bakir büyüklü küçüklü 52 adet koya sahiptir. Civarda keşifler yaparak gün geçirmek oldukça keyiflidir. Datça ilçe merkezinde aynı zamanda Eski Datça olarak adlandırılan eski yerleşim bölgesi, hala aynı dokusunu korumaktadır. Yüksek yerleşimin bulunmadığı Datça’da evler taş işçiliği ve renkli bahçeleriyle çok hoş bir görüntü sunar. Florası da oldukça zengin olan Datça, Antik dönemde de bir tıp merkeziydi.
Datça’nın her parçasında bulunan antik izler arasında en büyük ve önemlisi Knidos’tur. Demeter kutsal alanı, Apollon Tapınağı, Dionysos Tapınağı, diğer tapınaklar, iki tiyatro, odeon ve kiliseler ile Batı Anadolu’nun en önemli liman kentlerindendi. Aynı zamanda da ünlü birçok Antik Yunanlı doktor Eurypon, ressam Polygnotos, matematikçi Eudoksus ve dünyanın yedi harikalarından biri olan İskederiye Feneri’nin mimarı Sostratos gibi çok önemli insanlar da burada yaşamıştır. Tarihi M.Ö 4. yüzyıla dayanan kentin, su kaynaklarından yaşanan problemler nedeniyle terk edildiği söylenmektedir.
Akyaka’ya 70 km uzakta olması nedeniyle Datça’ya tadını çıkartmak için bir plan yaparak gitmeniz önerilir. Deniz ürünleri ve şaraplarıyla damak zevkinizi geliştirip çeşitli tatlarla tanışacağınız datçada mutlaka yemek planı yapılmalı. Bölgedeki yerel şarap evleri ya da üzüm bağlarında özel bir şarap tadımları ve detaylı deneyimler yaşayabilirsiniz. Ayıracağınız günübirlik ya da birkaç günlük vakit, yarımada içinde dolu dolu geçecektir.